OYUN ELEŞTİRİSİ

Mikado'nun Çöpleri

 

Beşiktaş Belediyesi’nin sevimli, sıcak ve koltukları rahat Akatlar Kültür Merkezi’nde izliyorum Melih Cevdet Anday' ın oyunu olan 'Mikado'nun Çöpleri'ni... Akademisyen ve yönetmen Prof. Zeliha Berksoy'un sahneye koyduğu , yaklaşık iki saat süren bu oyun iki kişilik. Başrollerde Timuçin Esen ve Devin Özgür Çınar.. Büyük usta Anday’ın bu oyunu ilk kez 1967 de sergilenmiş..Düşünebiliyor musunuz hala oynanabiliyor..İşte bu yuzden büyük usta...

Hiçbir Şey rastlantı değildir!!!!

Kara kışın olduğu bir gecede, bebesiyle sokakta kalmış bir kadın , ona yardım edip, evini açan bir adam..Bir garip yolculuk...Sabaha kadar hikayelerini anlatacaklar birbirlerine ama yargılamak yok..Kadın erkek ilşkilerinin sorgulanması gibi görünen, aslında hayata dair pek çok kalıbımız olduğunu bize yansıtan bir oyun...Ak ve karanın çatışmasını izliyoruz..Aslında ne kadar çok maskemiz var günlük yaşamda...Kendimizden kaçıyoruz sürekli,karşılaşmamak için de türlü türlü hikayeler anlatıyoruz birbirimize,  daha da tuhafı inanıyoruz , inandırıyoruz...Yani en büyük kazığı kendimize atıyoruz şu hayatta...

 

İnsanlar birbirlerini bildikçe uzaklaşıyorlar birbirlerinden...

İşte Anday da bunu irdelemiş bu oyunda...Bir yandan acı acı geçiriliyor hayatın gerçekleri , bir yandan da kadın ve erkek olarak defalarca aynı pozisyonda kalan kendimizi sahnede görünce gülüyoruz halimize...Herkes kendinden birşeyler buluyor...Kadınlar mesela herşeyi ne kadar soruguladıklarının farkına varıyorlar..Herşey bizim bilgiğimiz gibidir canım, başka türlüsü olamaz.. İstediğimiz cevabı alana kadar, soruyu milyon kere farklı sorabiliyoruz..Erkekler ise ne kadar düz mantıklar...Onlar sadece düzene karşılar..

İlşikiler konusunda kadın dehasını asla yabana atmayınız arkadaşlarım  asla ,kıvrak zekasıyla hemen çözüverdi erkeği ,erkeğin ise daha çok kafası karıştı ve karışık kafalı her erkek gibi sadece cinsel dürtülerine yoğunlaştı.Kısacası inanılmaz ince ve felsefik bir yapısı var bu oyunun , her izleyen farklı bir yerinden yakalayabilir...

 

Neymiş ki Mikado ?

Meğer bir oyunmuş,japon oyunu,Mikado Japonca’da imparator manasına gelirmiş..İkinci yarının hemen başında açıklıyor da Timuçin Esen rahat bir ohh diyorsunuz..Çöp şişi düşünün..Üzeri boyalı uzun uzun çubuklar var , onları toplayıp, yere bırakıyorsun rastgele..Sonra da sırayla diğer çubukları sarsmadan toplamaya başlıyosun...Amaç diğerleri sarsmadan daha çok çubuk toplayabilmek...Yani kadın erkek ilşkisinde ya da yaşamınızın her alanında, karşınızdaki kişiyle dengeyi sağlayabilmektir asıl hüner...

Mutluluk nedir diye sorarsanız bana , kaşıntıdır derim...

Herkesin kendine göredir mutluluğu,herkesin mutluluğu kendinedir..

Yalnız birbirini hiç tanımayan bu iki insanın birbirlerine adlarını sormamaları da çok ilginç geldi bana...Hadi diyelim yolda gelirken sordular birbirlerine ki, bu iki karakterinde hiç konuşmadıklarına eminim, insan hiç mi hitap etmez birbirine adıyla...Haa bir de burçlarını sormadılar yahu....Halbuki gunumuzde ilk o sorulur . Tabii ki bunlar gereksiz ayrıntı...

Timuçin Esen , Devin Özgür Çınar...

Timuçin Esen devleşiyor sahnede..Oyunu sürüklüyor alıp götürüyor..Devin Çınar’ da ona yetişiyor doğrusu...Oyuncuları ayrı ayrı tebrik ederim .Bir de Barış Dinçel’i …Şahane bir dekor var karşınızda...Hele kamera olayına bayıldım..Saat tasarımı harika...Bir de ışık çok güzel kullanılmış..Her şey güzel de süresi biraz uzun geldi bana..Yani oyun ne kadar başarılı olursa olsun, süre uzayınca başlıyor salonda kıpırdanmalar, saate bakmalar, kaşınmalar, sessiz de olsa bile çalan telefonlar, e ister istemez sizinde konsantrasyonunuz bozuluyor..Bir de Devin Çınar ‘ın kahkülleri...Göremedikçe yüzünü içim daraldı...

Gece kendini günün ışıklarına teslim ederken son buluyor oyun ,  onlar sakin bir rüyaya dalıyor, sanki hiçbir şey olmamış gibi , siz ise mutluluğun sırrını sorguluyorsunuz kısa bir an.

 

 

 

Neşe Güven
Yayın Tarihi:
01.04.2008

 


YORUMLARINIZ
 
Canan Arslan 27.07.2008

Merhaba Ulaş uzun zaman olmuz oyun için yardım istemen ama ben yinede çağrına cevap veriyim.oyun bende var.bende dt den buldum galiba ordan temin edebilirsin sende..

 
Enis BULCA 01.05.2008

Genelinde gerçekten keyifli bir oyundu. Metin ince ince oya gibi işliyor insanların sosyal kalkanları zedelendiğinde nasıl zıvanadan çıktığını...Nasıl yalnız ve insana muhtaç olduğumuzu...

Timuçin Esen konusunda da %100 katılıyorum. Devin Çınar sanki gününde değildi ben izlediğimde. Dekor tasarım olarak çok güzeldi. Ancak uygulamada problemler yaşanıyor. Kaçıncı oyundu bilmiyorum ama dekor hayli yıpranmıştı. Sahneyi çevreleyen bölmeli tahta çember yapı yer yer aniden kayıp ayrılarak oyuncuları şaşırttı. Keza kırılan koltuk ayağının da mizansene dahil olmayan bir aksaklık olduğunu düşünüyorum.

Bu arada o salonun izleyici koltuklarına "sevimli, sıcak ve RAHAT" demek için polyanna'yı geçen bir iyimserliğe sahip olmak gerekir. Son derece dip dibe ve sıkışık bir düzendeler.

Etrafımdaki insanların cep telefonları ile bir türlü helalleşememeleri yüzünden güzelim oyunu sıfıra yakın konsantrasyonla izledim. Hele yanımdaki kadın titreşen telefonu ha bire bacaklarının arasında saklamaya çalıştıkça güleyim mi söveyim mi bilemedim. En sonunda açtı ve "kapı kapalı hayatım çıkamıyorum" dedi. Madem o kadar sıkılacaktın niye geldin?

 
Ulaş Tuzak 08.04.2008
Bu oyunu oynamak istiyorum fakat hiçbiryerde kitaba ulaşamadım yardım edebilecek var mı?
 

Form Numarası Alanının Doldurulması Zorunludur
Form NO: elş70