ŞEHİR TİYATROLARI


....YAŞAR NE YAŞAR NE YAŞAMAZ....

Yaşar okula başlarken nüfus kaydına göre ölmüş olduğunu öğrenir. Bundan sonra hiçbir olayda Yaşar yaşadığını anlatamaz. Ama iş babasının vergi borcunu ödemeye gelince “resmen ölü” olduğunu söyleyip kurtulamaz. Sevdiği kızla evlenemez, çünkü nüfusta kaydı yoktur. Babasından kalan mirası da alamaz. Yaşadığını ispat için başvurduğu bürokrasi girdabında kaybolur. Baba olur, oğlunu nüfusa kaydettiremez ve memura hakaretten hapse düşer.

GEÇMİŞTEN GELEN KADIN....

Taşınmak üzere eşyasını toplayan bir aile. Kapı çalınır, bir kadın gelir. Babanın eski sevgilisidir bu. Yıllar önce adam ona ömür boyu sadık kalacağına söz vermiştir. Kadın ona bu sadakat sadakat yeminini hatırlatır. Geçmiş ile yüzleşme, hatırlama ve unutma, kaçırılmış fırsatlar, yeni imkânlar ve aşkın gücü gibi pek çok olgu gerilimle karışık eğlenceli bir oyun ortaya çıkarır.

 

....SİZE ÖYLE GELİYORSA ÖYLEDİR....

   

Kasabaya yeni taşınan kâtip, karısı ve kayınvalidesi arasındaki ilişkiler tuhaf bulunur. Adam karısı ile kayınvalidesi arasındaki ilişkiye niçin müdahale etmektedir? Karısını baskı altında mı tutmaktadır? Farklı yorumlar ardındaki gerçek nedir? Esrarengiz genç kadın kimdir?

YA DEVLET BAŞA YA KUZGUN LEŞE....

Kanunî Sultan Süleyman’ın en güçlü olduğu dönemde, karısı Hürrem Sultan taht için kendi oğullarını öne çıkarma çabasındadır. Hürrem Sultan’ın Kanunî’nin başka bir hanımından olan oğlu Şehzade Mustafa’yı entrika ile ortadan kaldırışı, oğlu Şehzade Bayazıt ile Şehzade Selim’in (II.Selim) karşı karşıya gelişi ve Kanunî’nin oğullarının yaşaması ya da ölmesine karar verişi gösteriliyor.

....İYİ GECELER ANNE....

   

Marsha Norman’ın “Pulitzer” ödüllü “İyi Geceler Anne adlı oyunu bir anne-kızın ilişkilerini masaya yatırdıkları bir “hesaplaşma akşamı”nı ele alır. İki usta oyuncunun rol aldığı bu psikolojik oyunda yaşam, ölüm ve aile kavramları irdeleniyor.

TİTANİK ORKESTRASI....

“Artık kullanılmayan eski bir tren garında yaşayan dört evsiz serseri. Eski fahişe ve hamile Lyubka, eski gar şefi Luko, konservatuar mezunu olduğunu iddia eden yalınayak meto ve milli parkta bakıcısı olduğu ayının ölümüne neden olduğu için durmadan sızlanan Doko. Geçen bir trenden atılan bir sandığın içinden Harry Houdini olduğunu söyleyen alkolik bir illüzyonist çıkınca, gardaki garibanların yaşamı değişir. Houdini onları illüzyon dersleri ve ruhçu felsefesi ile etkilemeye başlar.

....ÖLÜMSÜZ ÖYKÜ....

“Kanton 'da yaşayan zengin, Cimri, acımasız bir çay taciri, yaşlılığında muhasebe defterlerinden başka okunacak şeylerin de olduğunu fark eder. Örneğin öyküler... Oysaki bildiği tek hikâye dünyadaki bütün gemicilerin, tayfaların bildiği uydurma, anonim bir öyküdür. Tacir bunu öğrenince öfkelenir ve bildiği bu tek hikâyeyi gerçekleştirmeğe" karar verir.”

ÜÇ KIZ KARDEŞ....

   
Çarlık döneminde Rusya’da üç kız kardeş erkek kardeşleri Andrey ile oturmaktadırlar. Moskova özlemiyle yaşamaktadırlar. Kente askerler gelir. Aşk, evlilik ve düello gibi yoğun süreçler yaşanır... Askerler kentten gider, üç kız kardeş hayallerle baş başa kalır.

....BERNARDA ALBA'NIN EVİ....

   

Güçlü ve varlıklı bir kadın olan Bernarda kocasını yeni kaybetmiştir. Evini dış dünyaya kapatır, sekiz yıllık yas ilan eder. Yaşlı annesi, hizmetçisi ve sırdaşı Poncia ve beş kızı ile oturmaktadır. Aileyi despotça yönetir. Ev sanki ev değil, manastırdır. Baskı altındaki kızlar büyük sorunlar yaşar.

....CAN ATEŞİNDE KANATLAR.....

   

Can Ateşinde Kanatlar”, Şems-i Tebrizi’nin şüpheli kayboluşunun ardından Mevlana’nın bu “ezeli” dostunu arayışını konu almaktadır. Dağınık haldeki mitos parçalarının ve tarihsel karakterlerin evrensel bir tema etrafında bir araya geldiği oyunda, Mevlana’nın yolculuğu ile Simurg’a ulaşmak isteyen otuz kuşun yolculuğu arasında kurgusal anlamda paralellik yaratılmaktadır.

 

....CEZA KANUNU....

   

Karısını aldatan Amberî Bey polis baskınına uğramış, paniğe kapılıp polisi tokatlayınca mahkemelik olmuştur. Olayın karısı ve ailesi tarafından öğrenileceğinden korkmaktadır. Kendi yerine bir ahbabının hapse girmesini sağlar. Ama skandalı sadece ertelemiş olur.

İLK GÖZ AĞRISI....

   
Zengin ama iç güveysi olarak yaşamaktan bunalan Burhan Bey boşanmaya karar verir. Rahat etmek uğruna yoksul bir kadınla evlenmeye razıdır. Yoksulluktan bunalan Çeri Hasan ise boşanıp zengin bir kadınla evlenmek istemektedir. Herkes ünlü çöpçatan Âkile Dudu’ya başvurur ve işler karışır...
.....YILDIZLAR ALTINDA CİNAYET (KATİL)
   

2000’li yılların başı Bakü’de yalnız yaşayan kimya öğretmeni Kadın’ın kapısı yağmurlu bir gecede çalınır. Gelen öğretmenliğe yeni başladığı yıllarda öğrencisi olan Delikanlı’dır. Delikanlı ona aşık olduğunun ve bunu yıllardır içinde sakladığını söyler.

....KANTOCU......

   
Verjin Bursa’da bir çadır tiyatrosunda çalışan, büyük beğeni toplayan bir kantocudur. Günlerden bir gün İstanbul’da tiyatrosu olan ünlü komik-i şehir Kenan Efendi’den İstanbul’a gelip tiyatrosuna katılması için bir teklif alır. İstanbul’a gitmekten korkmasına rağmen kabul eder.

......TOZLU ÇİZMELER....

   

İsmet Küntay’ın bu tarihsel misyon taşıyan oyunu I.Dünya Savaşı ve İstanbul’un işgalinin Türk insanı üzerindeki etkilerini anlatıyor. Emperyalist güçlerin sindirdiği halk, İstanbul’da üretilen işgalci politikalardan habersiz, Anadolu’da büyümeye başlayan bağımsızlık hareketine destek verecektir.

....DİVANE AĞAÇ.....

   
Moğol istilası sırasında Yunus Emre'nin anası KÜN ANA, Yunus'u henüz doğurmuştur; loğusa halindeyken Albastı'ya girmiştir. Albastı içindeyken gördüğü sanrılar, hayaller, düşler içinde başka bir zaman diliminde Yunus Emre’nin mezarını aramaya başlamıştır.

......ÇILGIN DÜNYA....

   

Afacan aşk tanrısı ‘Küpido’ âşık eden oklarını bu defa İspanya’da bir akıl hastanesinde buluşanlara yöneltiyor: Deliler, deliliğe özenenler ve çareyi delilikte bulanlar bir bir âşık olur… Biçim açısından geçmişin dokusu korunurken müzikleriyle seyirciyi çağımıza getiren oyunda “Aşk bir deliliktir” fikri eğlenceli bir anlatımla işleniyor.

....LÜKÜS HAYAT.....

Küçük hırsızlıklarla geçinen Rıza ile Fıstık bir zengin evine girince Kendilerini bir maskeli baloda bulur. Davetliler onları hırsız kılığında iki misafir zanneder. Ve iki hırsız balonun en gözde kişileri haline gelir. Dürüstlükle sahtekârlık, sevgiyle sevgisizlik, toplumdaki yerinden memnun olanlarla sınıf atlamaya çalışanlar bu komedide birbirini kovalar durur. 1930’lar Türkiye’sinde Batılılaşma özentisinde olanlarla halk kesiminden olanlar arasında doğan komik durumlar.

.....LEYLA İLE MECNUN....

   

İki genç birbirine âşık olur. Bunun üzerine görüşmeleri engellenir. Kays Leyla’dan vazgeçmek istemez. Davranışlarını garipseyen etraf ona “mecnun” demeye başlar. Delikanlı Leyla için her şeyi yapmaya hazırdır. Âşıkların birliğini savunanlar engel olanlarla çatışmaya başlar…

 



BU SAYFA www.sehirtiyatrolari.com SİTESİNDEN EMBED EDİLMİŞTİR...

sehirtiyatrolari.com'a TEŞEKKÜRLER...