Yan Karakter Kerim(1)

Kerim o gün yetiştirmesi gereken dosyaları yarına yetiştireceğine söz vererek ve müdürle kavga ederek güç bela erken çıktı işten. Aslında çalışkan adamdı Kerim. Fakat son zamanlarda sık sık erken çıkması gerekiyordu işten. Yetişmesi gereken bir vapuru, yetiştiği vapurla gitmesi gereken bir provası ve o provada söylemesi gereken bir cümlesi vardı Kerim’in.
Aylardır o cümleyi nasıl söyleyeceğini düşünüyordu. Otobüste, vapurda ve hatta işte hep bunun üstüne çalışıyordu. Sesiyle oynuyor, tonlamalarını değiştiriyor, hangi mimikle söyleyeceğini düşünüyordu. Sahnede söylemesi gereken o tek cümleyi en iyi şekilde söylemek istiyordu. Öyle bir oynamalıydı ki o sahneyi bir sonraki oyunda daha iyi bir rol kapsındı.
Aklında başka yer bırakmayan tek şey o cümleydi. Tabi bir de Meliha. Kerimle Meliha beraber büyümüşlerdi. Sevmeyi öğrendiklerinden beri seviyorlardı birbirlerini. Hani Kerim’e tiyatro mu Meliha mı deseler, oturur günlerce düşünürdü. O kadar seviyordu ikisini de. Karar vermek zordu. Şimdiye kadar birini seçmek zorunda kalmadı Kerim. Zaten Meliha da büyük bir oyuncu kocası olsun istiyordu.
Provada, günlerce çalıştığı o cümleyi söyledikten sonra gece ikide eve gitti. Annesi yemeğini hazırlayıp yatmıştı. Yemeğini yedikten sonra sabaha yetiştirmesi gereken dosyaları hazırlayıp uyumadan, söve söve işe gitti Kerim.
Sonraki prova, hafta sonuydu. Böylece bu hafta bir daha izin almak zorunda kalmayacaktı. Annesi olmasa hiç düşünmeden bırakırdı ya işi! Fakat parasız yaşanmayan bir dünyada yaşıyordu Kerim. Ve bakması gereken bir annesi vardı. Ayrıca yakında evlenmeyi düşündüğü Meliha.
Yedi yaşında tanıştı Kerim tiyatroyla. Babası götürmüştü. Babasının memur olduğu şehre tiyatrolar pek rağbet etmiyordu. Seyirci bulamayız kaygısıyla pek turne düzenlenmiyordu zaten tiyatrosu olmayan bu garip şehre. Dönemin popüler tiyatrocularından biri gelmişti Kerim’in yaşadığı küçük yere. Babası oğlunun görmesini istiyordu tiyatro diye bir şey olduğunu. Çalıştığı yerden avans alıp oğlunu götürdü o popüler tiyatrocunun oynadığı oyuna. O oyunu izledikten sonra, daha yedi yaşındayken karar verdi tiyatrocu olmaya. Başlangıçta yazmaya çalıştı. Fakat Türkçe öğretmeni yazmayı beceremediğini kırk kişinin önünde onu utandırarak gönlüne kazıdıktan sonra oyuncu olmaya karar verdi Kerim. Hiçbir okul piyesine seçmediler Kerim’i. Söylemesi gerekeni söylemesini istedikleri şekilde söyleyemiyordu. Diğerleri gibi konuşamıyordu. Konuşmasıyla dalga geçiliyordu. Bilhassa başrol oynayan okulun en popüler çocuğu. O çocuğa küstü ama tiyatroya küsmedi Kerim. Konuşmasını düzeltmeye çalıştı. Fakat hala hiç bir okul piyesinde oynayamamıştı.
İkinci Bölüm İçin Tıklayınız.
Yazan:
Onur SARIGÜL
02.07.2008 |